Hastalığın oluş nedenleri:
Çocuğun ailesindeki, çevresindeki insanlara ve eşyalara karşı ilgisiz ve dışarıdan gelen uyarılara karşı tepkisiz kalma durumudur.
Tedavi Yöntemi:
Çocuğun öğrenmesini sağlamak için, basit yönergelere uymasının öğretilmesi ve otistik çocuklar için en önemlisi göz temasıdır. Bunun için, çocuğunuz size bakmadan bir şey isterse gözünüze bakmasını sağlamadan kesinlikle vermeyin. Çocuğunuzun sevdiği bir oyuncağı kendi gözünüze yakın tutarak size bakmasını teşvik edin. Sıkınca ses çıkaran plâstik oyuncakları yüzünüze yakın tutarak ses çıkartın. Adını söyleyerek kucakta hoplatma yaptırın. Ce-e oyununu oynayarak ilgisini çekin. Sık konuşun. Konuşurken bol ve abartılı yüz ifadesi ve vücut hareketleri kullanmak dili öğrenmeye yardımcı olur. Eğitiminde resimli kartlar kullanılması gerekir.

Hastalığın Oluş nedenleri:
Çocuğun vücudundaki hücrelerin 46 kromozon yerene 47 kromozon oluşmasından kaynaklanan bir durumdur.
Tedavi Yöntemi: Çocuk için en etkili faktörün anne-baba olduğu düşünülürse onlara yeterli desteğin verilmesi şarttır. İlerlemeyi sağlamak ve hedeflere ulaşabilmek için eğitimin sürekliliği unutulmamalıdır. İstenmeyen davranışlar yerine istenen davranışları görmek, bunlara ağırlık vermek ve ödüllendirmek çok önemlidir. Bu çocuklar dokunsaldırlar, sarılarak onlara birebir temaslar ile gelişimini daha hızlandırılacaktır.

Hastalığın oluş nedenleri:
Doğum öncesi, doğum sırası veya doğum sonrasında, herhangi bir nedenle beynin hasar görmesi halinde oluşan bozukluk durumudur.
Tedavi Yöntemi:
Eğitimine olabildiğince erken yaşta başlatılmalıdır ve ara verilmemelidir..Resim,nesne,video,işitsel oyuncak gibi çeşitli uyarıcılar kullanılmalıdır.Sık sık tekrar edilmelidir.Çocuğun kendine güvenmesi,sosyal gelişiminin ilerlemesi için toplum ve sosyal grup içinde bulunmasına özen gösterilmelidir. Oturma, yürüme gibi işlevlere zamanından önce teşvik etmek ileride ortopedik sorunlara yol açabileceğinden çocuğun fizyoterapistine danışmadan hiçbir şey yapılmamalıdır.(okullarda eğitimcilerin, fizyoterapistin ve psikolog’un verdiği eğitimlerin evde her gün mutlaka tekrar edilmesi gerekir.)

Hastalığın oluş nedenleri:
Konuşmanın anlaşılmasında, vurgusunda, ritminde, sesin tizliğinde ve ses birimlerinin çıkarılışında bir bozukluğun olması durumudur.
Tedavi Yöntemi:
Doğru iletişim becerileri ve teknikleri ile hem aileniz içinde hem de çocuğunuzla olan ilişkilerde sağlıklı iletişim kurmalısınız. Çocuğunuz ilk sesleri çıkarmaya başladığında, bu sesleri tekrar etmesini sağlamak çocuğunuzla sık sık konuşmak, yaşına uygun şarkılar, masallar anlatmasını sağlamak, konuşma dilinizde basit ve kısa cümlelerini kullanmak, birlikte hikayeler okumak ve anlatmak. Çocuğunuzun konuşmasını sonuna kadar sabırla dinlemek ve konuşması hakkında ağır eleştirilerde bulunmamaya özen göstermek gereklidir. Çocuğunuzla kurduğunuz ilişki ve verdiğiniz tepkiler onun konuşmasını ve sosyal gelişimini birebir etkileyeceğinden dolayı konuşma bozukluğu olan çocuklara verdiğiniz sözel olamayan tepkilerinizde önemlidir. Örneğin su ya bu diyen bir çocuğa gülmek ,yanlış söylediği kelimeyi sevimli hale getirmek çocuktaki yanlış telaffuzu pekiştirir. Bunu önlemek için sürekli doğru kelimeler söylemeniz gerekir..Dikkat etmezseniz çocuk sizi güldürmek için kelimeyi yanlış kullanmaya devam edecektir.

Okul başarısızlığı; öğrencinin gerçek yeteneği ile okuldaki başarısı arasında görülen farklılık olarak tanımlanabilir. Eğitim bilimleri sözlüğünde okul başarısızlığı; öğrencinin gizli yeteneklerinin altında sayılan bir başarı olarak tanımlanmaktadır.Okul başarısızlığı gösteren çocukların okul başarıları, gerçek yeteneklerinin altında seyretmektedir. Bu çocuklar, genellikle yeteneklerini kapasitelerinin altında kullanmaya programlanmışlardır. Çocuklar çok farkı davranış problemleri gösterebilirler. İleri derecedeki davranış problemleri sıklıkla, problem davranış gösteren kişinin çevresindekilere, kendisine ve/veya eşyalara zarar veren davranışlardır. Hafif davranış problemleri ise derse katılımı reddetme, uyuklama, verilen ödevi tamamlamama gibi olumsuz etkileri daha az olan davranışlardır. Bazı davranış problemleri gelişimsel olarak yaşa uygun davranışlar olabilir. Bu durumda bu davranışlar davranış problemi olarak tanımlanmamalıdır. Ayrıca bu davranışların pek çoğu öğrenme ve olgunlaşma ile değişmektedir. Yaşamın ilk yıllarında çocuklar başını vurma ya da sallanma davranışı göstermektedirler. Ancak 3-4 yaşına geldiklerinde bu davranışlar ortadan kalkmaktadır. Dolayısıyla herhangi bir davranışı problem davranış olarak tanımlamadan önce bu davranışların akran grubu tarafından da sergilenip sergilenmediğine bakılması önemlidir.

Hastalığın Oluş Nedenleri:
Çocuğun ve ailesinin yaşantılarının her anını etkileyen, dikkati bir noktaya odaklayamamak ve organize olamamak şeklinde ortaya çıkan nörolojik bir hastalıktır.
Tedavi Yöntemi:
Eğer bu tür çocuklara ilgi, sabır ve sevgiyle yaklaşılırsa ve çocuğun çabası (çok az bile olsa) fark edilirse çok güzel sonuçlar alınabilir ve problem ile başa çıkılabilinir. Davranış olduğu anda yanıt veriniz Daha sık geri bildirimde bulununuz ve davranışın sonuçlarını gösteriniz. Olumlu davranışların ardından somut ödüller veriniz. (Süslü kalem, kitap gibi) .Olumsuzdan çok olumlu yanıt kullanınız. Tutarlı olunuz. Problemleri önceden fark ediniz ve önlem alınız. Yönergelerinizi açık ve net veriniz ve zaman sınırlaması koyunuz. Örneğin "yarım saat içerisinde odanı toparlamanı istiyorum." veya "yarım saat oturup kitap okumanı istiyorum" gibi...

ZİHİNSEL ENGEL NEDİR?

Zeka, zihinsel birçok yeteneğin uyumlu çalışması sonucu ortaya çıkan bir yetenekler bileşimidir. Bu yetenekler algılama,bellek,düşünme,öğrenme,mantık yürütme gibi yeteneklerdir ve bunların birbiriyle uyumlu ve ilişkili çalışması sonucu zihinsel fonksiyonlar yürütülmektedir.

Zihinsel engel, kişinin yaşadığı toplum içerisinde sorunlarla başa çıkma yeteneğini etkileyen, zihinsel bir kısıtlama yada sınırlanmadır. Bir çocuk yada yetişkine zeka geriliği tanısı konulabilmesi için ortalamanın altındaki zeka işlevi ile birlikte iletişimde,öz bakımda,evdeki yaşamda,toplumsal becerilerde,toplumsal yararlılıkta,kendini yönlendirmede,sağlığı korumada,akademik becerilerde ve çalışma alanlarında iki veya daha fazla bozukluğun bir arada olması ve bu durumun on sekiz yaşından önce başlaması öngörülür.Zihinsel engellilik,ülkemizde yaygın olarak karşılaşılan özür gruplarından birisidir.Çocuğunuzun zihinsel engelli olmasına neden olan çeşitli etmenler vardır.Bunlar dört grupta incelenebilir:

Doğum Öncesi Nedenler:
Gebeliğin özellikle ilk üç ayında uzun süren yüksek ateş,
Gebelik döneminde geçirilen çeşitli hastalıklar,
Gebelikte doktor denetimi dışında ilaç kullanımı,
Alkol sigara vb madde kullanımı,
Annenin kansızlığı,
Annenin geçirdiği bazı kronik hastalıklar (hipotiroidi vb)
Yetersiz ve dengesiz beslenme,
Gebelik sırasında geçirilen kazalar,

Doğum Sırası Nedenler:
Doğum sırasında çocuğun oksijensiz kalması (anoksi),
Zor ve uzun süren doğum,
Doğum sırasında beyin zedelenmesi,
Erken doğum,
Düşük doğum ağırlıklı bebek.
Doğum Sonrası Nedenler:
Yeterli miktarda anne sütü almaması
Çevre kirliliğine maruz kalması,
Uyaran eksikliği,
Demir eksikliği,
Merkezi sinir sisteminin enfeksiyon hastalıkları (menenjit gibi),
Metabolik hastalıklar,
Geçirilen hastalıklar sonucu beyin zedelenmesi
Genetik Nedenler
Akraba evlilikleri
Kromozom hastalıkları.

Zihinsel Engel Nasıl Teşhis Edilir?

A)Tıbbi açıdan değerlendirmeler yapılır.

B)Eğitimsel açıdan değerlendirmeler yapılır.

*Çocuğun zeka puanı tespit edilir.

*Çocuğun gelişim değerlendirmesi (motor,dil,bilişsel,sosyal-duygusal gelişim ve öz bakım alanlarında)yapılır.

Zihinsel engelli bir çocuğun kesin tanısı ve özür durumunun değerlendirilmesi birçok bilim dalının incelenmesiyle yapılmalıdır.
Zihinsel gelişme geriliği çocuğun yaşıtlarına göre algılama, problem çözme, bellek, soyut düşünme yeteneği, neden-sonuç bağlantısı kurabilme, gerçeği değerlendirme, yargılama, anlama ve anlatabilme, öğrenme gibi yetilerinde eksiklik, yetmezlik ya da bozukluk olmasıyla belirlenir.
Zihinsel geriliğin bir çok belirtisi vardır. zihinsel engelli çocuklar;
Oturmayı,emeklemeyi ve yürümeyi diğer çocuklardan daha geç öğrenebilirler.
Konuşulan dili anlamada güçlük yaşayabilirler.
Konuşmayı daha geç öğrenebilirler.
Sesleri doğru olarak çıkarabilmeyle ses bozuklukları ve kekemelik görülme sıklığı normal gelişim gösteren çocuklara göre daha fazladır.
Hatırlamada zorlanabilirler.
Anlamada güçlükleri olabilir.
Sosyal kuralları anlamada güçlük çekebilirler.
Problem çözmede zorlanabilirler.
Dikkat süreleri kısa olabilir.
Okuma-yazma, matematik gibi akademik becerilerde güçlükler görülebilir.
Kendi başlarına karar vermede ve uygulamada zorlanırlar.
Yetişkin tarafından yönlendirilmeye gereksinim duyarlar.

Mental Retardasyon

Mental retardasyon adaptif davranışlardaki bozukluklarla beraber görülen genel entelektüel fonksiyonların önemli oranda ortalamanın altında bulunması ile tanımlanır ve 18 yaştan önceki gelişimsel dönem esnasında gözlenir. Bu bir hastalık değil ancak entellektüel ve adaptif fonksiyonlardaki bozukluktur. Sebep her zaman bilinmez; nadiren tek bir neden tanımlanabilir. Vakaların %75’inin sebebi bilinmez.

Bilinen sebeplerin bazıları:

Kromozomal anomaliler
Prenatal kusurlar (rubella, alkol kullanımı, ilaç kullanımı)
Perinatal(anoxia)
Postnatal (menenjit, ensefalit, travma, kültürel yoksunluk, ağır malnütrisyon)

Mental retardasyon İntelligence Quaitent (IQ) skorları veya “eğitilebilir” öğretilebilir” “tamamen bakıma muhtaç” şeklinde kategorize edilerek tanımlanır:

Normal entellektüel fonksiyon, IQ=100
Hafif mental retardasyon, IQ=55-70 (eğitilebilir)
Orta derecede retardasyon, IQ=40-55 (öğretilebilir)
Ağır mental retardasyon, IQ=25-40 (bazılarına öğretmek mümkün)
ileri derecede mental retardasyon, IQ=25’den az (total bakım gerektirir)
( Not: testteki değişkenlere bağlı olarak, bu sınıflamalar her zaman uygun değildir ve her zaman bireysel yaklaşım endikedir.)

(Not: testteki değişkenlere bağlı olarak, bu sınıflamalar her zaman uygun değildir ve her zaman bireysel yaklaşım endikedir.)

100 kişiden 3-5 kişi mental retardasyonlu olarak sınıflandırılmıştır. Bunların %85’i hafif mental retardedir (IQ 55’den büyük) ve toplumsal çevrede yaşayabilirler. Mental retardasyon, diş hekiminin özel muayenesinde en sık karşılaşabileceği durumdur.

Mental retardasyon diğer bozukluklarla beraber görülebilir,

Epileptik bozukluklar
Kardiak anomaliler
Duygusal bozukluklar

Doktor, aile ve bakıcılarla konsültasyon şu durumlarda zaruridir:

Doğru bir medikal hikaye alınmasında
Uygun bir oral sağlık bakımının sağlanmasında
Bilgilendirici rıza formunun alınmasında
Davranışın yönlendirilmesinde
Günlük oral hijyenin sağlandığından emin olunması konusunda

Ağız bulguları:

Kötü ağız hijyeni
Malokluzyon
Mine defektleri
Gingival hiperplazi
Dil itimi
Alışkanlıklar
Diş sıkma ve gıcırdatma
Salya akışı
Kendi kendini yaralayıcı davranış
Yenmeyecek objelerin yenmesi (pica)

Hafif mental retardasyonlu hastalarda iletişim:

Dikkatinin dağılmasını minimalize edin
Kısa açıklamalar kullanın
Basit bir dil kullanın
Bilgi almak için daha çok zaman harcayın
Nedenlerin açıklanmasından kaçının
Oral hijyenin eksikliğinin etkileri üzerine odaklanın
Konseptlerden ziyade aktiviteleri öğretin
Uyumluluğu teşvik edin
Pozitif desteklemeyi kullanın
Sözlü övgüler kullanın

Ağır mental retardasyonlu hastalarla iletişimde:

kısa, kolay açıklamalar kullanın
eğitimi daha fazla tekrarlayın ve ağız hijyen prosedürlerinin pratiğini daha fazla kullanın
pozitif katkıyı daha geniş kullanın

Bu bireylerin davranışlarını düzenlenirken itiraz ile karşılaşılabilinir. Davranışsal güçlükler, sıklıkla bilinç fonksiyonu ile ilişkilidir.

Davranış yönetimi:

Şefkatli bakım
Kibarca direnç (sözlü kontrol)
Hassasiyetin ortadan kaldırılması
Sınırlayıcılar
Sedasyon
Genel anestezi
Yukarıdaki stratejilerin bir kombinasyonu ile sağlanır.

Kurumumuzda engelli veya özel ihtiyaçlı çocuklar, çocuk fizyoterapisti tarafından; motor gelişim,fonksiyonellik, kas kuvveti, koordinasyon ve denge, eklem hareketi, duyu-algı, ortezleme, spastisite ve el becerileri açısından değerlendirilir. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda sosyal,psikolojik ve zihinsel gelişimleri göz önüne alınarak çocuk fizyoterapistinin kılavuzluk edeceği ve ailenin götüreceği bir program belirlenir. Tedavi programını destekleyecek yardımcı cihazlar(atel,yürüteç,ayakkabı seçimi,geces plinti) tespit edilir ve çocuk fizyoterapistinin takibinde tedavi programı uygulamaya koyulur.

Tedavi programı; alanında deneyimli ve uluslararası sertifikalı çocuk fizyoterapistleri tarafından başta bobath nörogelişimsel tedavi yöntemi olmak üzere tüm nörogelişimsel tedavi yöntemleri, kinesiotaping gibi bantlama metodları kullanılarak uygulanır.

Her çocuk için özel hazırlanmış bireysel eğitim programı ile birebir uygulanan eğitim çalışmalarıdır.

Kurumumuza başvuran her öğrencinin ön değerlendirmesi uzman ekip tarafından alınır. Çeşitli gelişim envarterleri, testler ve ölçüt bağımlı ölçü araçları kullanılarak yapılan değerlendirme sonucunda uygun şekilde ailenin görüşleri de alınarak çocuğa uygun bireyselleştirilmiş eğitim programı hazırlanır.

Tedavi programı gelişimsel, davranışçı ve eğitimsel yaklaşımların üzerine inşa edilmiştir.

DUYUSAL ENTEGRASYON PROGRAMI

Duyusal entegrasyon yolu ile beden algısı, uygun uyaranları seçimi becerileri, vücudu uygun şekilde hareket ettirme becerileri gelişir. Duyu bütünlemesi bozukluğu olan (Otizm, Yaygın Gelişimsel Bozukluk, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu vb.), çocuklarımıza, yapılan değerlendirme sonunda problemli oldukları alanlar belirlenerek bu problemlere yönelik bir terapi programı planlanır.

DUYUSAL ENTEGRASYONU ANLAMAK

Sensorik entegrasyonu(Duyusal Entegrasyon) anlamak için, ilk etapta duyuları anlayabilmek çok önemlidir.

Duyularımız, doğru işlev gösterebilmemiz için, vücudumuzun içinden ve dışından uyaranlardaki bilgiyi alırlar. Bazen yolunda gitmeyen şeylerle ilgili, bazen tehlike anlarıyla ilgili, bazende her şeyin iyi gittiğiyle ile ilgili verileri, duyularımız aracılığıyla elde ederiz. Sıkıldığımız zamanlarda ise, daha çok uyaran ararız. Duyular, uygun tepkiler vermemizi sağlamak için bir arada çalışmalıdır. Beraberce, beyne iyi dengelenmiş bir diyet hazırlayıp merkezi sinir sisteminin duyumları iyi işlenmesini sağlarlar. İşlemleme iyi olduğunda ise, kişi iyi fonksiyon gösterecektir.

Hepimizin tanıdığı beş duyumuzun bilincindeyizdir. Hatta üzerlerinde bir miktar kontrolümüz bile vardır ancak bilincinde olmadığımız, kontrol edemediğimiz veya gözleyemediğimiz."gizil"duyularımız hayatta kalmamız için çok önemlidir.

Bunlar;

Dokunma ve dokunulmayla ilgili bilgiyi işlemleyen duyu;

Hareket, yerçekimi ve dengeyle ilgili bilgiyi işlemleyen duyu;

Vücut pozisyonuyla bilgiyi işlemleyen duyulardır.

Bu duyular sağlıklı işlev gösterdiğinde, çocuk dış dünyaya yönelebilir.

Sensorik entegrasyon, vücuttan ve dış dünyadan gelen bilginin nerolojik organizasyonudur. Merkezi sinir sisteminin temel görevi, duyularımızı entegre etmektir. Beyin etkin bir işleme yaptığında, uygun tepkiler verebiliriz. Merkezi sinir sistemi bütün olarak çalışır. Böyle olması, dokunmanın vücut farkındalığını, vücut farkındalığının hareketi, hareketin de öğrenmeyi destekleyebilmesini sağlar. Beynimizin, duyusal uyaranı işlemedeki yetkinliği, bu süreci olumlu ya da olumsuz olarak etkileyecektir.

Sensorik entegrasyon terapisinin amacı uyaranı olması gerektiği gibi işlemleşemeyen merkezi sinir sistemine, doğru uyaranı doğru yerden vererek yardımcı olmaktır. Öncelik olarak, gizli duyuları hedef alan bir çalışma programı vardır. Ancak; programın doğal gidişatı her duyuyu ve gelişim alanını kapsamaktadır. Çocuk, kendi bedenini kazanacak, güvenini kazandıkça da hayatına bir esneklik ve anlam katabilecektir. Bu durum da günlük hayatın işlevselliğinde, gözle görülebilir bir artışa yol açacaktır çocuğunda zevk alarak katılacağı eğlenceli aktivitelerle gelişen sensorik entegrasyon programı, çocuğun her yeni mücadelenin üstesinden başarıyla gelmesini sağlayacak güçlü bir yöntemdir ve uygulama alanı da gün geçtikçe genişlemektedir.

Çevresi ve akranlarıyla iletişim kurabilme, özgüven geliştirme, sıra alma, paylaşma, hedeflenen amaca grupla birlikte ulaşma becerileri kazandırma, grupta oluşan problem davranışları sona erdirme amacıyla yapılan eğitim çalışmasıdır.

Okul Öncesi Eğitim Programı: Çocuğu okul yaşantısına hazırlamak amacıyla yapılan çocuğun bilişşel gelişiminin, dil konuşma gelişiminin, sosyal gelişiminin, motor gelişiminin desteklendiği eğitim programıdır. Belirlenen hedefleri gerçekleştiren öğrencilerimizin okullara kaynaştırılması hedeflenmektedir.

İlk Okul Proğramı: Akademik beceriler öğrenmeye hazır olan çocuklarımız için oluşturulmuş ve 5–8 kişilik gruplar halinde planlanmış eğitim programımızdır. Çalışmalarımızda belirli bir müfredat takip edilmektedir.

Uygulama Proğramı: Öğrencilerimizin performanslarına uyun şekilde öğrenmeye hazırlık becerilerini, kavram becerilerini, eşleme becerilerini kapsayan zihinsel gelişimi, dil ve konuşma gelişinini, motor gelişimini, sosyal gelişimi desteklemek, günlük yaşam becerilerini ve özbakım becerilerini geliştirmenin hedeflendiği eğitim programımızdır.

Özel eğitimin, aile ile birlikte yürümesi gerektiği düşünülerek, merkezimizde aile eğitimi, aile rehberliği, aile danışmanlığı, bireysel ve grup terapileri, baba ve anne paylaşım toplantıları yapılmaktadır.

Aile Danışmanlığı ile amacımız: Hem ailelerin çocuklarının eğitimlerine nasıl katkıda bulunacaklarını öğrenmeleri hem de ailenin içinde bulunduğu psikolojik durumda bu stres faktörlerine uyumunu ve çözümlerini sağlamaktır. Ayrıca ailelerin çocukların ihtiyaçları ve özellikleri konusunda bilgilendirmeleri yapılmakta, kendilerine ve çocuklarına olumlu bakış açısı kazanabilmeleri,şimdi ve gelecekte kendileri ile çocukları için uygun hedefler belirleyemeleri konusunda destek verilmektedir.

Periyodik olarak düzenlenen doğum günü partileri, çocuk bayramı kutlamaları, yılbaşı partileri, bahar bayramı, çeşitli geziler(tiyatro, sinema… vb)ve velilerimizle yaptığımız geleneksel pikniklerimizle güzel günleri paylaşıyoruz.

Arkadaş ve öğretmenleri ile doğum günlerini kutlayarak kendilerini özel hissettiriyor, her baharın gelişini velilerimizi ,öğrenci ve eğitimcilerimizin yoğun katılımları ile gerçekleştirdiğimiz pikniklerle karşılıyor.

Peryodik aralıklarla yaptığımız tarihi ve kültürel gezilerle çocuklarımızı sosyalleşmelerine katkı sağlıyoruz .

Onlar sahnede drama, müzikal, oyun halk oyunları gibi gösterileri sergilerken, bizlerde mutluluklarına ortak oluyoruz. Emine Güven Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezinde bilgi ve deneyimin önemini göz ardı etmeden nitelikli bir uzman kadrosu oluşturduk.

Duyusal alan gelişimlerine katkı sağlamak, el-göz koordinasyonu geliştirmek, dikkatini yoğunlaştırabilecek, küçük kas becerilerini geliştirebilmek için, konusunda deneyimli branş öğretmenleriyle uygulanan faaliyetlerdir.

Takı Yapımı

Resim-iş Faaliyetleri

Fotoğraf Çekimi

Grupla yapılan resim ve takı tasarımı faaliyetlerinde, Çocuklarımız, ortaklaşa bir ürün ortaya koymanın mutluluğunu da paylaşır.